Eşitlik Mücadelesinde
98. Yıl

Haber




“BU 8 MART’TA HAK GASPLARINA KARŞI SES YÜKSELTİYORUZ”


“BU 8 MART’TA HAK GASPLARINA KARŞI SES YÜKSELTİYORUZ”
2022-03-06


8 Mart tarihinin bütün dünya kadınları için birlikte dayanışma günü olduğunu belirten Uğurman; günümüzde kadınların gerek savaş gerekse yoksulluk gibi nedenlerle sürekli mücadele halinde olduğunu söyledi. 


Uğurman; “Her ülkede her kesimden kadın bir zorlukla uğraşıyor. Biz de 8 Mart’a girerken gerçekten bunu söylemekten üzgünüm ama haklarımızın gasp edilmesine karşı mücadeleyle uğraşıyoruz. Bu 8 Mart’ta uluslararası alanda da kendi içimizde de hak gasplarına karşı ses yükseltmekle başladık. Şiddetle mücadelede çok önemli bir güvencemiz olan İstanbul Sözleşmesi’nden, Anayasa’ya aykırı bir şekilde imza çekildi. Arkasından Medeni Yasa ile elde ettiğimiz hakların gaspı ile ilgili çalışmaların olduğunu duyuyoruz. Arkasından çok yakında açıklamalar yapıldı Türk Ceza Kanunu ile ilgili değişiklikler düşünülüyor. Yasal güvenceleri olan kadınların ellerinden alınmak istenen bu haklar ile ilgili biz de alınamayacağı mücadelesini vermekteyiz” dedi.


İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekilmesinin tamamen Anayasa’ya aykırı bir işlem olduğunu vurgulayan Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı Av. Sema Kendirci Uğurman, kararın iptali için Danıştay’a birçok davanın açıldığını belirterek; “Danıştay’a açılan davalarda Danıştay savcılarının da-ki bu üçüncü görüş açıklanıyor-bu imza çekilmesi eyleminin gerçekten Anayasa’ya aykırı olduğunu ve yapılan işlemin de hukuki olmadığını tescilleyen kararlar peş peşe geliyor. Zaten Cumhuriyet savcılarının yaptığı açıklamanın ve talebin anlamı şu; hukuka aykırı işlemin iptalini talep ediyorlar. Bizim açtığımız davalar da hukuka aykırı işlemin iptali yönünde. Çok sayıda dava açıldı biliyorsunuz, normal olarak bu savcıların verdiği mütalaalara uygun olarak biz de Danıştay’dan taleplerimiz doğrultusunda bu işlemin iptalini bekliyoruz” diye konuştu.


Uğurman, İstanbul Sözleşmesi’nin, kadına yönelik şiddetle mücadelede ulusal ve uluslararası alanda çok önemli güvenceler sağladığını, ülkedeki uygulamalara yol gösterici nitelikte çok ciddi bir hukuki metin ve güvence olduğunu belirtti. İstanbul Sözleşmesi imzalandıktan sonra onu temel alan 6284 sayılı yasanın da Kadına Yönelik Şiddetle mücadelede çok önemli bir yasa olarak hayata geçirildiğini belirten Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı Av. Sema Kendirci Uğurman; sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasından tam on yıl sonra 2021’de yanlış vurgularla yanlış değerlendirmelerle Kadına Yönelik Şiddetle mücadelede çok önemli güvence sağlayan uluslararası hukukta ve ulusal mevzuatımıza güvence getiren bu sözleşmeden imza çekildi. İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekilmesi bu ülkede şiddetle mücadeleye çok büyük bir darbeydi ve çok önemli bir yasal güvence elimizden alındı. Çaresiz mi kaldık hayır! Danıştay’dan bu hukuka aykırı işlemin iptalini bekliyoruz ama Medeni Yasamız, Ceza Yasamız, 6284 Sayılı Yasamız gerçekten uygulansa, gerçekten uygulamalar izlenebilse, hata yapanlara karşı çok ciddi müeyyideler uygulanabilse biz bugün hak gasplarından söz etmeyeceğiz. Ama geldiğimiz noktada anlıyoruz ki çok büyük kazanımlarla elde ettiğimiz Türk Medeni Yasası, Türk Ceza Kanunu ve hatta 6284 ve daha da ileri giderek, bize büyük güvence sağlayan bir başka uluslararası sözleşme, kadınlara karşı her tür ayrımcılığını ortadan kaldırılması sözleşmesiyle ilgili de çok ciddi tehditler karşımıza çıkıyor. Örneğin Türk Medeni Kanunu’nda kazanılmış büyük bir hak olan kadın ve çocuğun nafaka hakkı ile ilgili bir karşı saldırı olduğunu üzülerek görüyoruz. Kadına ve çocuğa ekonomik güvence sağlayan düştükleri yoksulluğu bir miktar, bir nebze, azıcık önleyecek olan hak gaspı için de çalışmaların başladığını biliyoruz. Daha da ileri giderek kadınların boşanmasını zorlaştırmak adına aile arabuluculuğu diye, bizim yasamızın ve İstanbul Sözleşmesi’nin yasakladığı bir yöntemle, kadınların boşanmasını zorlaştırmak için çalışmaların yapıldığını da biliyoruz. 2016 yılında boşanmaların araştırılması ile ilgili bir meclis komisyonu kuruldu. Sonra çıkan rapordan anladık ki o komisyon, boşanmaları nasıl zorlaştırabiliriz komisyonu olarak çalışmış.”


YASALARIMIZ GAYET İYİ CEZALARI AĞIRLAŞTIRMANIZA GEREK YOK UYGULAYIN YETER!


KRT Televizyonunda yayınlanan “Aramızda Kalsın” programında konuşan Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı Av. Sema Kendirci Uğurman; 2016 yılında TBMM de boşanmaların nedenleri, sonuçları ve içerikleriyle ilgili kurulan araştırma komisyonunun aldığı tavsiye kararlarının madde madde uygulanmaya çalışıldığını belirtti. Araştırma komisyonuna bu konuda çalışma yapan hiçbir kadın örgütünün davet edilmediğine de dikkat çeken Uğurman; “O komisyona bu konuda çalışan kadın örgütleri davet edilmedi, tam tersi nafaka ödemek istemeyen kadın haklarının gaspında önderlik etmek isteyen birtakım insanlar davet edildi ve sonuç olarak da kadınları boşanmaktan nasıl geri bıraktırırız ve onların güvencelerini, yasal güvencelerini nasıl ellerinden alırız diye bir rapor çıktı. Nafaka hakkının kısıtlanması ile ilgili tavsiye ne yazık ki o raporda vardı, kadınların boşanmak için dava açmalarından önce yasak olmasına rağmen arabuluculuk müessesine gitmelerini tavsiye eden madde o raporla ortaya çıktı. Artı cezaların arttırılması diye bir tavsiyede bulunuldu. Ben kırk yıldır, medeni kanun, ceza kanunu, 6284 sayılı yasaların çalışmalarının içinde bulunmuş yer almış bir hukukçuyum. Yasalarımız gayet iyi cezaları ağırlaştırmanıza gerek yok, uygulayın yeter” dedi.