Arşiv
Türk Kadınlar Birliği Logo




Geleneksel Anneler Günü Yemeği


2013-01-01


 


 


 44 YILLIK GELENEK ……….


 


 


Gelenekler uzun yıllar içinde oluşan toplumsal süreçlerdir.


O nedenle de, bazen 1.2. ya da 3. geleneksel………diye başlayan duyuruları biraz tebessümle karşılıyorum.


Türk Kadınlar Birliği’nin; 1924 yılında başladığı “ Atatürk İlke ve Devrimlerini, Cumhuriyetin kadın haklarında sağladığı kazanımları korumak ve bu hakların gelişmesini sağlamak, uygulamalarını yönlendirmek, katılımı arttırmak” amacına yönelik çalışmalarını Fethiye’de de sürdürebilmek amacı ile 1969 yılında bir avuç yürekli, aydın Fethiyeli kadın’ın çabalarıyla açılan Türk Kadınlar Birliği Fethiye Şubesi tam 44 yıldır sürdürdüğü Anneler Günü Yemeğini bu yıl Jiva Beach Resort Otelde gerçekleştirdi.


44 kez tekrarlanan bir yemek için de rahatlıkla “ GELENEKSEL” diyebiliriz.


O kadar büyük bir ilgi vardı ki, üzülerek arkadaşlarımızın ve dostlarımızın bir kısmını salon’un sınırlı kapasitesi nedeni ile konuk edemedik.


Bu borcumuzu daha geniş salonlarda bütün dostlarımızı ağırlayarak ödeyeceğiz elbette.


     Jiva Beach Otel’in Genç Patronları Tolga ve Tuğçe DOĞAN kardeşlerle Can DOĞAN gerçek bir ev sahipliği yaptılar.


Salon’un kapasitesini aşan konukları rahat ettirebilmek için çalışanları ile birlikte ellerinden geleni fazlasıyla yaptılar kendilerine tekrar teşekkür ediyorum.


Her yıl ne yazık ki, birkaç fotoğrafın daha anılar zincirine ekleniyor olması nedeni ile yeniden düzenlenmesi gereken “ Anılarda kalanlar” slayt gösterisini çok etkileyici bir sunum haline getiren Sevgili Nilay GÜREL’e de tekrar teşekkür ediyorum.


    Bir Sivil Toplum Kuruluşu olarak Türk Kadınlar Birliği Fethiye Şubesi’nin hiçbir Kamu Kurumuna sırtını dayamadan, sadece üyelerinin katkıları ve özverileri ile ayakta kalması ve Fethiye’nin sosyal hayatı’nın son 40 yılı’na izlerini bırakması çok önemlidir.


Bu süreç de emekleri ile çabaları ile katkıda bulunan herkese görevdeki Şube Başkanı olarak teşekkür ediyorum.


Bireysel örgütlenme hakları’nın en tabandaki uygulama alanları olan Sivil Toplum Kuruluşları aslında demokrasilerin de, sosyal hayatın da temel taşarıdır.


Bu gün yaşadığımız anti demokratik uygulamaların temelinde;


1980 Darbesi ile demokrasiyle birlikte kesintiye uğrayan sivil toplum örgütlenmeleri’nin yerini başka örgütlenme biçimleri’nin almış olması, artan işçi sayısına rağmen sendikalı işçilerin oranı’nın düşmesi, yani vatandaş olma talebinden ve mücadelesinden vazgeçerek, tebaa olmaya doğru vahim bir kırılma trendi izliyor olmamız yatıyor.


      O nedenle de; 1924 yılından başlayarak ve Cumhuriyetin kazanımlarını kadın’ın hayatına yansıtma mücadelesini sürdüren bir derneğin, sadece üyeleri ile değil,  GÖRÜNMEK, BULUNMAK için hiçbir  mecburiyeti olmayan katılımcılarla gönüllü ve samimi olarak salonu doldurmuş olmaları hem çok önemlidir hem de çok anlamlıdır.


 


14.Mayıs.2013