Arşiv
Türk Kadınlar Birliği Logo




Kadın ve Belediyecilik...


2013-01-01


 


KADIN VE BELEDİYECİLİK…………..


 


 


             Bu satırlarda, yerel yönetimlere ilişkin görüş ve düşüncelerimi sıklıkla yazdığım için,


Bu yazı; 5 Aralık, Türk Kadını’nın Seçme ve Seçilme Hakkı’nı kazanımı’nın 79.Yıldönümü nedeni ile Yaklaşan yerel seçimlere bir gönderme olmanın ötesinde sadece bir hatırlatma olacaktır.


          Yerel Seçimler, şehirlerin kaderlerini belirleyen çok önemli tercihlerdir elbette ama bu seçimler çok daha önemli bir eşik olacaktır.


Esasen, Avrupa Birliği’ne uyum süreci içinde yenilenen 5393 Sayılı Yeni Belediye Kanunu ile Yasa metni içerik olarak daha katılımcı bir izlenim veriyor olsa da;


Yasa metni kaleme alınırken, bilinçli yapılan eklemelerle, cümlenin başında sizi heyecanlandıran “ Hesap verme, hesap sorma “ tanımlamaları cümlenin sonunda “ Bilgi verme” ile sınırlandırılarak işlevsiz kılınıyor.


          Erkek egemen iktidarlar, güçlerini paylaşmaktan pek hazzetmiyorlar, böyle şark kurnazlıkları ile muhkem kalelerini koruyorlar.


Şehirlerin kaderlerine hakim olma yetkilerinin kışkırtıcı cazibesi “ Belediye Başkanlıkları’nın vazgeçilmezliğinden” anlaşılıyor zaten.


Bu satırlarda sıkça tekrarladığım “ Kent rantı yaratma ve paylaşma “ önceliği beraberinde kendi içinde son derece organize “ kardeşlikler” oluşmasını da sağlıyor.


            Her ne kadar, yerel seçimlerde adayların şahsiyetlerinin çok önemli olduğu söylense de  belediyeciliğin bir ideolojisi vardır en azından olmalıdır.


        -“ Çok kazanmak ve kazandırmak” anlayışı ile yürütülen belediyecilikler vardır ki, kendi zenginlerini yaratırlar, ilk bakışta ideolojik hiçbir ortak paydaları olmayanların “ Kan kardeşlikleri’nin” arkasında da bu “ Sevgi bağları” vardır.


        -Bir de, “ Kent rantı” denilen, yani şehirlerin büyümelerinden doğan kazanımların ( bu kazanımlar çok çeşitlendirilebilir ama imar rantı en temiz ve net getirisi olandır) şehir paydaşları arasında eşit paylaştırılması’nın amaçlandığı sosyal Belediyecilik anlayışı vardır.


       Genellikle “ Kan kardeşlikleri’nin Sevgi bağları” içinde kadınlar pek yer bulamazlar, istisnalar vardır elbette ama onların sınırları da önceden çizilmiştir zaten.


            O nedenle de; Yerel Yönetimlerin söz ve karar mekanizmalarında daha çok kadın’ın görev alması, organize bağların dışında kalmakta ısrarcı, Müteşebbis- Müteahhit – Yatırımcı olamayan BECERİKSİZ ler sayesinde Kent’in Kazanımları’nın yine Kent’e dönmesini sağlayacaktır.


               Yani; Siyaset değişecekse “ Önce Kentlerden başlayacaktır”


Bu değişimi zorunlu kılacak olansa, kadınların yerel yönetimlerin söz ve karar mekanizmalarında daha çok yer alması olacaktır.


 


03.Aralık.2013                                             isiktaban@mynet.com.