Arşiv
Türk Kadınlar Birliği Logo




TKB Fethiye Şube Başkanı Işık Taban'ın "Seçimler ve Kadınlar" başlıklı gazete yazısı


2010-01-01


                                                     
SEÇİMLER VE KADINLAR


 


5 Aralık Pazar günü, Türk Kadınına seçme ve seçime hakkının verilişinin 76.yıldönümüydü.


Dile kolay tam 75 yıl geride kaldı, Atamız laik ve çağdaş bir cumhuriyetin temel taşlarını tek tek yerleştirirken Türk Kadınının siyasetteki yerinin de erkeği ile eşit konumda olmasını hedeflemiştir.


Dolmabahçe toplantılarında kadın örgütlerinin temsilcilerinin gözünün içine bakarak “ kadın erkek eşitliğine inanmadığını fırsat eşitliğini öngördüğünü” söyleyen sayın başbakan’ın kafasındaki kadın modeli de bu söylemle netleşmişti.


Bundan sonrası kadın örgütlerine kalıyordu elbette ama şu ana kadar bu yönde bir çaba ne yazık ki göremedik.


Oysa bir çok batılı ülkeden çok önce kazanılan siyasi temsil hakkının Türk Kadınını şu anda getirdiği nokta çok farklı olmalıydı.


Yola çıktığımız 1935 yılındaki ilk seçimlerde Türkiye Büyük Millet Meclisine giren 18 Milletvekili ile Dünyadaki parlamentolar arasında kadın temsil oranı bakımından 2.sıradaydık.


Bu gün; AB Ülkeleri, komşularımız ve Müslüman Ülkeler arasında yapılan sıralamalarda son beş ülke arasında yer alabiliyoruz.


Dünya ekonomik formu’nun 2010 yılı “ Küresel kadın erkek eşitsizliği” raporu içindeki 134 ülke arasında 126.sıra ile son on ülke arasında yer bulabildik, bizden daha alt sıralarda sadece Yemen, Çad, Pakistan, Mali, Fildişi sahili, Suudi Arabistan, Benin ve Fas var.


Bu tablonun sorumlusu, kurulu siyasi düzenin ve feodal yapının aşılamayan kalın duvarları, Siyasi Parti Liderlerinin tek başlarına kullandıkları belirleyici güçleri, sosyal ve ekonomik koşulların zorluğu olduğu kadar biraz da örgütlü kadın hareketinin dağınıklığı ve yetersizliğidir.


5 Aralık günü, Fethiye’de Atatürk Anıtının önünde sadece 13 kişiydik, başta siyasi partilerin kadın kolları olmak üzere Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri de orada olmalıydılar.


Yılın belirli günlerinde bile bir arada durmayı başaramazsak elimizdeki tek güç olan sayısal gücün ağırlığını da hissettiremeyiz.


Yaklaşan Genel Seçimler öncesinde; Kadın STK’ları ve Meslek Kuruluşlarının yerelden başlayarak toplu hareket edecekleri platformlar oluşturmaları ve bu organizasyonların Ülke genelindeki toplu hareketleri durumunda” kaldıraç” etkisi yaratabiliriz.


Ayrı ayrı tutulan mevziilerle ne yazık ki 75 yılda Türk Kadınının siyasi ve sosyal hayattaki konumunu evrensel sıralamaların alt sıralarından kurtaramadık.


Bunu anlamak için daha ne kadar beklememiz gerekiyor acaba?


 


06.12.2010                                                              isiktaban@mynet.com.