Ülkemizin dört bir tarafı ateşle çevrilmişken mehmetçiklerimiz sınır ötesinde teröre karşı kahramanca savaş verirken ülke gündemindeki bu kadar yoğunluğun yanında tecavüz kadına şiddet ve çocuk istismarı gibi toplumu derinden yaralayan olayların gittikçe artarak yer alabilmesi çok acı ve çok düşündürücüdür....Her gün tecavüz ve kadına şiddetin yanında çocuk istismarı olaylarını duyuyoruz.. Ve gittikçe artarak. Halbuki çocuklar çok önemli ve onlar bizim geleceğimiz.En acısı da sustukça mağdur olan çocuklar ve onların beden ve ruh sağlığından sorumlu olan bu travmayı ömür boyu yaşayacak olan ailelerinin durumudur.
Ne yazık ki çocuklara yönelik bu insanlık suçunun faillerinin % 75 i aile üyeleri %15 i de diğer akrabaları olabiliyor. Bunu da bir eğitim sorunu olarak görmek gerekiyor.
Toplumumuzun aile ve cinsellikle ilgili tabularının olması mağdur edilen çocukların yaşadıkları istismarı saklamalarına ve susmalarına yol açmaktadır. Aile kutsaldır-cinsel konular ayıptır-Büyük sözü dinlenir gibi toplumun ahlaki söylemleri iyi niyetle de söylense istismara maruz kalan çocuğu susturur suçluyu da güçlendirebilir. Ayrıca dinimizde asla yer almayan bir takım saçma hezeyanların din tacirleri tarafından dile getirilmesinin bu sapık ruhlu kişilere cesaret verdiği de unutulmamalıdır Mağdur edilen bu çocuklar kendini hep suçlu hissederek içine kapanır utanır suçlu kendisiymiş gibi suçluluk ve öfke gibi yoğun duygularını paylaşmaz tek başına yaşar.çocuğun etrafındaki yetişkinler onun bu acısının farkında olmadıkları için çaresiz kalır. halbuki çocuklara yönelik ihmal ve istismarın önlenmesi bizim elimizdedir.
Çocuklara yönelik çocuğu tehdit eden kandırarak dokunarak işlenen bir şiddet türü olan çocuk istismarı bir insanlık suçudur..Bu suçların iyi hali ve affı da kabul edilemez.bu konu bir kere oldu bir daha olmaz gibi sözlerle geçiştirilecek bir konuda değildir
2016 yılında 40 bine yakın çocuk istismarı şikayeti yapılmış sadece 12 bin vaka ceza almıştır.istismarın durdurulması çocuğun korunmasının yasal bir zorunluluk olduğu unutulmamalıdır. peki diğer suçlular nerede?
Basının tüm yayın organlarının bizim gibi sivil toplum örgütlerinin kolluk kuvvetlerinin bu konuda daha fazla ve etkin bilinçlenmeleri lazımdır.
Çocuğun korunma yaşı 12 değil 18 olmalıdır.Cinsel istismarda çocuğun beyanına inanmak ilk kural olmalıdır.Onu dinlemeli ciddiye almalı ona güven vermeli onun kendisini ifade etmesine zaman ve zemin hazırlanmalıdır .Onun dilinden konuşmalı cesaretlendirip gizliliğine saygı göstererek gerekli yerlere başvurmak lazımdır.bu çirkin toplumsal ve insani suça tanık olan her bireyin mutlak görevi olmalıdır.Ülkemizin bu konu ile ilgili kabul edip imzaladığı tüm anlaşmalar ve ceza kanunları yürürlüktedir.5395 sayılı çocukları koruma kanunu mevcuttur 10 gün sonra cezaların ağırlaştırılması için gereken düzenlemeleri içeren kanun T.B.M.M görüşülecektir.Bu konu ile ilgili komisyon kurulmuştur. BU konu ile ilgili eylem planı acilen hayata geçirilmelidir.
SUSMAYALIM ÇOCUKLARIMIZIDA SUSTURMAYALIM.ONA BEDENİNİ KORUMASI GEREKTİĞİNİ ÖĞRETELİMKİ SUÇA ORTAK OLMAYALIM ÇOCUKLARI TOPLUMA KAZANDIRALIM BU İNSANLIK SUÇUNUN ÜZERİNİ ÖRTMEYELİM.
TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ KADINA ŞİDDET ÇOCUK GELİNLER PROJELERİNDEKİ ÇALIŞMALARINI ÜLKE GENELİNDE SÜRDÜRÜRKEN BU İNSANLIK SUÇU İLE İLGİLİ KONUDADA AYNI ŞEKİLDE ÇALIİŞMALARINI SÜRDÜRECEKDİR.